3 Temmuz 2011 Pazar

PARİS GAY PRIDE 25 JUNE 2011

EŞCİNSELLER'İN 
PARİS GURUR YÜRÜYÜŞÜ 
25 HAZİRAN 2011 DE YAPILDI

EŞCİNSELLER
FRANSA'DA DA EVLENME HAKKI İSTİYORLAR




FOTOGRAFLAR: CÜNEYT AYRAL-PARİS 2011









SİNEMA SANATÇISI Arielle Dombasle 
ve 
PARİS BELEDİYE BAŞKANI Bertrand Delanoe

YÜRÜYÜŞTE




MOUSTASHE !..











EŞCİNSEL ANNELER VE BABALAR ÇOCUKLARI İLE YÜRÜYÜŞTEYDİLER


EŞCİNSEL ANNELER VE BABALAR ÇOCUKLARI İLE YÜRÜYÜŞTEYDİLER


















1 Temmuz 2011 Cuma

HULKİ AKTUNÇ 1949 - 29 Haziran 2011

FOTOGRAFLAR  
HULKİ AKTUNÇ'UN 
EVİNDE ÇEKİLMİŞTİR


MUHTEMELEN 
EVİNDE ÇEKİLEN SON DİZİDİR.















YAKIN ARKADAŞI ŞAİR - REKLAMCI SALİH ECER İLE

KOSTANTINİYYE HABERLERİ GAZETESİ'Nİ SON KERE KONUŞURKEN

EŞİ VE BENİMLE BİRLİKTE



01 TEMMUZ 2011 'DE 
ERENKÖY GALİP PAŞA CAMİİNDEKİ 
SON FOTOGRAFIDIR







13 Haziran 2011 Pazartesi

12 HAZİRAN 2011 VE CHP






Cumhuriyet Halk Partisi bu 12 Haziran genel seçimini neden kazandı? Ve yapılan yanlış neredeydi?

Herşeyden önce CHP’nin bu seçimleri kazandığının altını çizmek gerekiyor.

Bir yanda 9 yıla yakın bir süredir ikitdarda olan bir parti, öte yanda yeni bir genel başkan ile “yeni” bir yola koyulmuş olan CHP.

Kemal Kılıçdaroğlu, beklenmeyen bir hızla genel başkan olup, sorunlara anında el koyup, CHP’nin, “Baykal mirası” ile yürüyemeyeceğini anlayıp, oy kaybındaki temel nedenin “Baykal” olduğunun altını çizip, genç ve dinamik bir CHP yaratmak üzere yola çıktı. Ve  ardı ardına iki kurultay ve bir de referandum yaşadı. Evet bunların hepsi, onun genel başkanlıkta pişmesi, siyasetin acımasız değirmeninde kendisini korumayı öğrenmesi ve tabii herşeye karşın sakin duruşunu yitirmemeyi öğrenmeyi denemesi için önemli sınavlardı, üstelik, dersine çalışmaya zaman bulamadan  girdiği bu sınavlardan da çok başarılı çıktı. Ardından 12 Haziran seçimlerinin gündemi geldi karşısına...

Kılıçdaroğlu 12 Haziran seçimlerine girerken, arkasında bir “teşkilat” olmadığını çok iyi biliyordu ve güvendiği tek şey kendisi ve yeni yönetime getirdiği yol arkadaşları ile belirlediği milletvekili adaylarıydı.

550 adaydan ancak 250 si “seçilirim” düşüncesindeydi.. Bu kadar az kişi ile, 6 ay gibi bir sürede, CHP’nin oylarını arttırabildiyse, milletvekili sayısını yukarıya çekebildiyse, CHP bu seçimlerden başarılı çıkmış ve hatta kazanmış demektir.

Şimdi TBMM’inde çok ciddi bir ana muhalefet partisinin varlığını AKP çoktan hissetmiştir. Üstelik CHP’nin yanı sıra BDP de 35 milletvekili ile önemli ve ezici bir muhalefet olarak AKP’nin karşısındadır. CHP seçim dönemindeki söylemleri ile BDP’yi ötekileştirmemiş, birlikte muhalefet yapabilmenin yolunu açmıştır.

CHP’nin bugünkü kadrosu, genç, dinamik bir kadro olmanın yanısıra bilgi birkimi ile de çok ileri bir düzeydedir. Yani önümüzdeki dört yıllık süreçte CHP çok daha ileri gidebilecektir.

Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, AKP’nin ikitdarı bu kez 4 yıl süremeyebilir, çünkü AKP ve özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yanlış yapmaya çok yatkın bir durumdadır ve bu kez yapacağı yanlışlar acımasız bir eleştiri ve toplumsal muhalefet ile karşılaşacaktır.

AKP bu seçimlerde de kazanabildiyse, bunun ardında elbette ki  12 Eylül darbe anayasının %10 luk seçim barajı ile eğitimsiz, cahil toplumun ve Kasımpaşalı söylemlerin etkisi çok büyüktür. Kemal Kılıçdaroğlu, halkın dili ile, edepli bir söylemin de yolunu açmamış mıdır?

CHP’nin yaptığı en büyük yanlışlardan birisi, belki de kadrosunda “bakkal” bulunmayışından kaynaklanıyor.

Kılıçdaroğlu’nun en büyük silahı olan “Aile Sigortası” konusunda yapılan açıklamalar, özellikle esnafların gözünde belli bir çekince ile karşılaşmıştır, çünkü aile sigortasının devamının kayıt dışı ekonomiyi kayda geçirmeye yarayan bir sistem olduğu ap açık ortadadır. Oysa AKP hükümeti Türkiye’de kayıt dışına dokunanın elinin yandığını bilecek kadar deneyimlidir ve kadrosunda bu konuda bilgi veren “bakkalları” vardır.

Türkiye’de ekonomi, sıcak para ekeonomisi olarak sürmekte ve üretimsiz bir zenginlik yaşanmaktadır ve özellikle esnaflar bu gidişten memnundurlar, çünkü alış veriş sürmektedir. 73 milyonluk bir ülkede kaç tane İsviçre’nin yaşamakta olduğunu düşünürseniz, esnafın neyle ilgilenip, neyle ilgilenmediğini daha rahat kavrarız.  Bu nedenle, CHP bundan sonraki çalışmalarında özellikle söylemlerin nasıl başlayıp nasıl bitirileceği konusunu da masaya yatırmak durumundadır. Yani özellikle ekonomi konusunda “bakkallara” olan ihtiyaç ap açık ortadadır.

Türkiye’de kayıt dışı ekonominin, kayıt altındaki ekonomiden daha büyük olduğu göz önünde bulundurulursa, o zaman bu sistemin hemen düzeltilemeyeceği gerçeği de anlaşılacaktır. Yani ödediği vergi kadar faizsiz kredi, esnafı çok ilgilendirmemekte, sattığı dondurmaya fiş vermemek daha çok ilgilendirmektedir. Kısacası burada da önümüze çıkan eğitim ve bilinçli toplum arzusudur. Yani CHP aile sigotası konusunda biraz acele etmiş, meseleyi çok iyi açıklayamamıştır.

Bu gerçeğin dışında bir başka gerçek de Reuters’in yaptırmış olduğu bir araştırmada ortaya çıkan “Türkiye’de oy lidere veriliyor” gerçeğidir ve Kılıçdaroğlu’nun söylemine halkın alışması için altı aylık bir süre ne yazık ki yeterli değildir.

Ama kim ne derse desin, AKP artık huzursuz bir iktidar dönemine girmiş, CHP ise bugüne kadar olduğundan  çok daha fazla çalışacağı bir döneme geçmiştir.

Kolay gelsin...

8 Haziran 2011 Çarşamba

BEDRİ BAYKAM YENİDEN FRANSA'DA.. 4D LERİ İLE...

    © FFT




BEDRİ BAYKAM' IN 
ROLAND-GARROS SERGİSİ 
PARİS'TE AÇILDI
Bedri Baykam'ın "Hayali Roland Garros'u" olarak adalandırdığı sergisi Fransa açık Tenis turnuasının oynandığı Roland-Garros stadyumu kompleksi içinde yer alan Fransız Tenis Federasyonu Müzesi'nde 22 mayıs Pazar günü açıldı.
Fransa Tenis Federasyonu Başkanı Jean Gachassin, Genel Müdürü Gilbert .... ve İletişim Bölümü Başkanı Edouard-Vincent Caloni'nin yaptıkları açılışa, Türkiye UNESCO daimi temsilcisi Büyükelçi Gürcan Türkoğlu, Türkiye Paris Başkonsolosu Uğur Arıner, yazar Nedim Gürsel, eski Istanbul Fransa Başkonsolosu Christiane Moro, gazeteci-yazar Hüseyin Latif, Ressam Onay Akbaş ve kalabalık bir fransız sanatsever grubu katıldı. Baykam'ın 4D tekniği ile lens yüzeyine gerçekleştirdiği 9 adet 185X245 cm ebadında yapıttan oluşan sergide Roland Garros tarihinde yüz yılı aşkın süre içinde iz bırakmış onlarca isim ve unutulmaz maç anları,bu derinlik katmanlarda hayat buluyor.
Büyük beğeni uyandıran Baykam'ın yapıtları hakkında yorumlar Roland-Garros'un resmi gazetesi ve dergisinde de geniş olarak yer buldu. 5 Mart 2012 tarihine kadar 8 ay boyunca binlerce spor ve sanatsever ziyaret edecek. Baykam'ın "Hayali Roland Garros Müzesi" sergisi için ayrıca Paris'te 52 sayfalık bir katalog yayınlandı.
Bilgi için İstanbul: Ceyda Akın
0212 258 4464
Bilgi için Paris: Lir Tan
0033 6 14 91 64 27


     © FFT
     

TURKISH ARTIST BEDRI BAYKAM 
SHOWS IN ROLAND-GARROS
TUrkish artist Bedri Baykam who used to be an ex tennis player and who writes the Roland Garros tournament for the Turkish Press, is having aa art show in Roland-Garros entitled "The Imaginary Museum of Roland-Garros by Bedri Baykam".
The show takes place at the Museum of the French Tennis Federation that is situated in Roland Garros.
Baykam uses a different new technique that he calls "4Ds"; those are lenticular prints that give a very heavy feeling of depth and use  combined images together that end up producing a 3D effect much more advanced than holograms. The 4th dimension is "time" since Baykam brings together in those images, players from every generation. Thus we can see Sharapova playing in front of the legendary french Muskeeters or Nadal, Tilden and Bjorn Borg are together on the same image. Players are often situated in arena type settings also with wild beasts on their side and legendary players and unforgettable matches are displayed  together.
Baykam has been using htis technique since 2007 and has developped it over the last 15 years when he has been using all types of painterly or digital photography or material related transparencies and has finally decided to use all these together in combination on the lenticular surface. His 4D works have already been shown in galleries and Museums in Istanbul, London, Shangai, California, Monaco, Berlin, Ankara and Paris. Last year he had a parallel show with the legendary norvegian artist Edvard Munch at the Pinacotheque de Paris Museum where a Munch retrospective was going on.Baykam was asked to do the contemporary version on Munch.
Baykam's show at the Museum in Roland-Garros will last till the 5th of March 2012.

For more info: www.bedribaykam.com 

   © FFT

6 Haziran 2011 Pazartesi

REŞAT ÖNAT ÖLMÜŞ


ANLATMASI ÇOK AMA ÇOK ZOR BİR ÖYKÜDÜR REŞAT ÖNAT..

RV RESTAURNAT KURULDUĞU ZAMAN ANKARA'DA KATİP OLARAK BENİ İŞE ALANDIR.. 


TODAİE/SEVK VE İDARE YÜKSEK OKULUNDA BOYKOTA GİTTİĞİMİZDE GECENİN KÖRÜNDE BOYKOTTAKİ ÖĞRENCİLERİ BESLEMEK ÜZERE KARAVANAYI KAYNATAN REŞAT ÖNAT'TIR. BANA MUTFAĞIN TADINI, HEYECANINI ÖĞRETEN, ADABINI ÖĞRETEN DE REŞAT ÖNAT'TIR..
YAŞAMINDA PEK ÇOK SIKINTIYI ÇEKMİŞ, AMA AYAKTA DURMAYI BECERMİŞ, ANKARA'NIN YAKIN TARİHİ DE REŞAT ÖNAT'TIR...

ÖLMÜŞ!...

ARDINDAN ANLATILACAK OLAN NİCE ÖYKLÜ İLE YAŞAYACAKLARDAN BİRİSİDİR REŞAT ÖNAT...

TANRI ANKARA'YA SABIR VERSİN...